top of page

Blog Posts

Yazınızı Anında Geliştirmeniz için 15 Küçük İpucu

Updated: Feb 2, 2022

Yazmak, su gibi pürüzsüzce hareket edilebilen yada çamur gibi zorlanılabilen bir şeydir...

Şüphesiz, yazmak hayatımdaki en önemli beceri. Daha iyi yazmak, daha iyi düşünmeme ve iletişim kurmama yardımcı oluyor, bu da daha fazla mutluluk ve kariyer fırsatı demek...


En çok uyguladığım beceridir yazmak. Ve bunu öğrenmem zaman aldı ve bolca deneme yanılma yapmamı gerektirdi. Bu yazıda, yıllarca tecrübe etmenizi gerektirmeden anında yazınıza uygulayabileceğiniz 15 küçük ipucunu sizlerle paylaşacağım. Bu ipuçları, sözlerinizin arkasında durmanıza yardımcı olacak.



1| Yazınızı kısa tutun

Kısa yazmak sizi net olmaya zorlar. Düşüncelerimiz genellikle soyut ve sürekli aynen tekrar ettiğinden, yazımız da sürekli aynı olma eğilimindedir.


Her zaman mümkün olduğunca kısa olmayı hedefleyerek bundan kaçınabilirsiniz.


2| Okuyucunuzun neden bahsettiğinizi bilmediğini varsayın

İnsanlar yoğun hayatlar yaşıyor. Bu yüzden neden bahsettiğimizi bilmelerini bekleyemeyiz. Bir e-posta, rapor, mesaj, makale vb. yazarken; okuyucunuzun sizinle aynı deneyime sahip olmadığını varsayın.


Bu, yazınızı taze ve herkes için erişilebilir tutar.


3| Günün en iyi saatinde yazın

Ruh haliniz yazdıklarınızı yansıtır. Eğer gerginseniz, yazınız kulağa tırmalıyıcı gelecektir. Rol yapmakta iyi olabilirsin, ama bilinçaltın kontrol etmediğin bir şeydir.


Bu, yalnızca iyi bir ruh halindeyken yazmanız gerektiği anlamına gelmez. Genellikle daha iyi bir ruh halinde olduğunuz günün belirli bir saatinde yazmanız yeterlidir. İlk iş olarak sabahları veya akşam geç vakitleri tercih edebilirsiniz.


4| Kişisel hikayeler anlatın

Bugünlerde aynı formülü anlatan pek çok kişisel gelişim kitabı var: Yani tarihsel bir hikaye anlatın, sonra ondan dersler çıkarın.


Bu tür kitapların Amazon incelemelerine bakarsanız, 1 numaralı eleştiri kişisel bakış açısının olmamasıdır. “Kimse seni umursamıyor” demek güzel olsa da, gerçek şu ki insanlar aslında senin kişisel hikayelerini umursuyordur.


Geçen gün bir iş ortağı, Covid'e yakalandığı için ertelenen bir proje ve sağlığının iyileşmesinin ne kadar sürdüğü hakkında bana e-posta gönderdi. Yanıt olarak, önceki mide problemlerimden ve tekrar normal hissetmemin nasıl bir ay sürdüğünden bahsettim ona.


Hikayelerimiz bizi kişisel düzeyde birbirine bağlar. Kişisel hikayeler, okuyucuların işinizle daha fazla ilişki kurmasına yardımcı olur.


5| Hemen "yayınla" veya "gönder"e basmaktan kaçının


Bitirdiğiniz anda hemen göndermek veya yayınlamak genellikle kötü bir uygulamadır. Yazınızı yayınlamadan önce yeni bir okuma yapmalısınız.


Belki de vermek istediğiniz mesajda biraz fazla aceleci davranmış olabilirsiniz. Belki bir bağlantı veya dosya eklemeyi unuttunuz. Kendinize birkaç dakika verin, başka bir şey yapın ve daha sonra yazınıza geri dönün. Ardından, çalışmanızı göndermeden önce yeniden okuyabilir ve düzenleyebilirsiniz.


6| Veba yada Pandemi gibi klişelerden kaçının

Dönelim, bir mesaja ping atalım, çıktıları dahil edelim, bant genişliğini oluşturalım ve soğan katmanlarını soyalım!


İnsanlar bu terimlere dayanamaz çünkü sizi bir robot gibi algılarlar.



7| Düzenli günlük tutun

Düşünceler soyuttur. Yazmak özel bir uğraştır. Günlük tuttuğunuzda, düşüncelerinizi kelimelere çevirme yeteneğinizi geliştirirsiniz.


Tıpkı diğer beceriler gibi, tamamen tekrarla ilgilidir bu da. Bu niyetle ne kadar çok yaparsanız, o kadar iyi olur.


8| Doğrudan mesajınızı verin

Ne istediğinizi, ne demek istediğinizi veya hissettiğinizi söyleyin çekinmeden. Olayları yoruma açık bırakmaktan kaçının çünkü bu sadece insanları rahatsız edecektir.


Yazımızda çoğu zaman gerçek hayatta olduğundan daha doğrudan olabiliriz. Video kursumda bu tür yazma derslerini öğretirken bu kadar doğrudan olmama gerek yok zira sesimi, yüz ifadelerimi ve örneklerimi kullanarak amacımı dile getirebiliyorum.


Ama yazarken elimizde sadece sözlerimiz var. Bu yüzden onları ortaya koyun.


9| Kısa paragraflar yazın

Paragraflarınız en fazla 3 yada 4 cümle kadar olsun. Paragraflar kısaysa bir metni okumak çok daha kolaydır haliyle.


10| Yazınız hakkında çok fazla geri bildirim istemeyin

Kulağa mantıksız geliyor değil mi? Farklı insanlardan geri bildirim istemekle ilgili asıl sorun, kafanızın karışmasıdır.


Yazmakla ilgili en büyük yanılgılardan biridir bu. Harika olmak için insanlardan geri bildirim almaya gerçekten ihtiyacınız yok. Yanlış insanlardan çok fazla geri bildirim yazınızı sulandırır. Geri bildirim istiyorsanız, neden bahsettiğinizi bilen birine sorun, yeterli.



11| Günlük hayatta kullandığınız kelimeleri kullanın

Diğer insanların yalnızca yazarken kullandıkları bir takım süslü kelimeleri kullanmaktan özellikle kaçının. En son ne zaman birinin "özlü" dediğini duydunuz? Bir şeyi söylemek için birkaç kelime kullanmak anlamına gelir bu, bu da onu gerçekten harika bir kelime yapar. Ama kimse konuşurken bu kelimeyi kullanmaz.


Hemingway'in de dediği gibi: "Basit yazman senin için çok iyi ve ne kadar basit olursa o kadar iyi."

12| Kapılarınız kapalıyken yazın

Yazmak zihinsel olarak yorucu bir iştir. Ciddiye alınmalı ve tüm dikkatinizi vermelisiniz. Aynı anda hem iyi yazmak hem de başka bir şey yapmak imkansız denecek kadar zordur; ki en azından daha iyi yazmanızın önünde bir engeldir..


Bu yüzden zihinsel kapılarınız kapalıyken yazın. İşiniz bittiğinde ve işiniz dünyaya açılmaya hazır olduğunda; kapılarınızı açın.


13| Sadece gerçeği söyleyin

İnsanlar genellikle “Ne yazacağımı bilmiyorum!” derler. Sadece gerçeği yazın.


İster bir e-posta yanıtı ister bir kitap olsun, samimi olun ve aklınızdan geçeni söyleyin.


14| HİÇBİR ŞEYDEN korkmayın

Arkalarına saklanmak için genellikle "olabilir, olur, belki olur" gibi ifadeler kullanırız. Ama yazarken, bir şeyleri çözmenin zamanı değildir. İnanarak konuşma zamanıdır.


İster dilbilgisi konusunda isterse yargınızla ilgili olsun, hata yapmaktan korkmayın. Yazınız mükemmel olmak zorunda değil:


"Tanrı aşkına, yaz ve çocukların ne söyleyeceği ya da bir başyapıt olup olmayacağı ya da ne olacağı konusunda endişelenme. Boktan doksan bir sayfada anca bir sayfa şaheser yazabiliyorum. Her boktan sayfayı da çöp sepetine atmaya çalışıyorum.” Ernest Hemingway, F. Scott Fitzgerald'a yazdığı bir mektupta böyle yazmıştır..


Bu korkusuz bir zihniyet. İnsanlar yazınızı eleştirirse, ne olmuş yani? Yazım hataları ya da dilbilgisi hataları yüzünden “erteleyecek” kadar kafasına takan insanlar zaten sevilesi değillerdir. Onları memnun etmeye gerek yok.


15| Sıkışırsanız uzaklaşın

Yazmak, su gibi pürüzsüzce hareket edilebilen yada çamur gibi zorlanılabilen bir şeydir. Çamurda yürüyormuş gibi hissettiğinizde ve tek bir cümle yazamadığınızda, tamamen bırakın ve uzaklaşın oradan.


Yazmak için oturduğunuzda kelimeler ekrana yada kağıda akmalıdır. Bu olmuyorsa, o belirli şeyi o belirli zamanda yazmamanız gerektiği anlamına gelir.


Uzaklaşın. Başka bir şey yazın. yada bir fincan çay için.



İyi yazmak iyi düşünmektir

Bu makalede paylaştığım ipuçlarının dil veya dilbilgisi ile pek ilgisi yok. İyi yazı, iyi düşünmekten gelir.


Düşüncelerinizi kelimelere çevirmekle ilgilidir esasında. Aynı zamanda okuyucunuza saygı duymakla da ilgilidir. Başkalarının söyleyeceklerinizi okumasını kolaylaştırmak istiyorsanız eğer..


Bu bir gecede olacak bir şey değil. İyi bir yazar olmak için pratik yapmalısınız. Ama buna gerçekten değer çünkü yazmak zihnimle yapabildiğim en önemli beceri...


 

Destek olmak için bana bir kahve ısmarlayabilirsiniz :) ve E-Posta Bültenimize de üye olabilirsiniz...

50 views0 comments

Recent Posts

See All

Comments


  • Beyaz LinkedIn Simge
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Heyecan Simge

BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER

bottom of page