Erteleme Yarın Değil Bugün Yap!

Her karar verdiğimde, erteleme düğmesine basıyordum, örneğin spor salonuna gitmeye karar verdiğimde yada işlerimi tamamlamak için, sürekli erteleme için bir gerekçe bahane üretiyordum. Kendime yorgun olduğumu ya da yarına kadar bekleyebileceğimi söylüyordum.

Eğer bir şeyi ertelemişseniz, bu kimin umurunda değil mi?


Peki, ama sen umursamalısın!


Çünkü kendi hayatından sorumlu olan sensin. Çoğunlukla, sorunlarımıza sihirli bir cevap vermek amacıyla; verimlilik ipuçlarına, uygulamalarına veya araçlarına göz atarız. Ancak bu aynı zamanda verimlilik eksikliğimiz için dışsal şeyleri de suçlayabilmemiz anlamına gelir.


  • “Hayır, ben bu değilim, dizüstü bilgisayarım eski.

  • Berbat bir durum ve ben bu şekilde çalışamam.”

  • “Ofis çok yüksek”

  • “İnsanlar sürekli beni arıyor”

  • “Hiç zamanım yok”

Erteleme savaşı bir iç savaştır. Kişisel hayatımda bunun birçok örneğine şahit oldum. 2013 yılında kariyerimin en zorlu dönemlerini yaşadım. Bundan iki yıl önce babamla bir şirket kurdum. Ancak iki yıl sonra çok mutsuz oldum çünkü daha fazlasını yapmak ve daha fazla şey öğrenmek istiyordum.


Bu yüzden bir süre serbest çalıştım. Web siteleri kurdum, metin yazarlığı, içerik pazarlaması ve bazı tasarım çalışmaları yaptım. Ama yine olmadı. Peki niye? Rahatsız edici bir iş de yapmadım. Bunun yerine, bu zor görevlerden kaçmak için yeni bir iş buldum.

Hepimiz bazen kaçarız…

Bir iş kurmak veya kariyer yapmak zordur. Zor, sıkıcı ve tatmin edici olmayan işler yapmanızı gerektirebilir. Daha fazla müşteri veya iş istiyorsanız, kimse size hazır tepside sunmayacaktır ki acele etmelisiniz ve çok çalışmalısınız. İşinizi büyütmek için içerik pazarlaması, bire bir satış, sosyal ağları yada hangi yöntemi kullanmak istiyorsanız uygulamanız gerekir.


Kurumsal olmak istiyorsanız, ittifaklar kurmanız, stratejik olmanız, hedeflerinizden daha iyi performans göstermeniz ve yaptığınız işte mükemmel olmanız gerekir.


Yapman gereken şey bu, değil mi? Çoğumuz zaten bu şeyleri biliyoruz. Değilse de bunları öğrenmeliyiz. İş yerinde başarılı olmanın sırrı diye bir şey de yoktur esasında.


Ancak genelimiz işten kaçmayı tercih ediyoruz. Ve bu kaçış benim açımdan ertelemenin özüdür.

Ne yapman gerektiğini biliyorsun, ama yapmıyorsun. Bunun yerine, bir haber sitesi açıp, işe yaramaz haberleri okumayı tercih ediyorsun. Veya fotoğraflardan çok hoşlanmasan da instagrama göz atıyorsun çünkü hayatından nefret ediyorsun. Belki Zara, H&M, Net-A-Porter, Bay Porter veya istediğiniz online mağazalara göz atıyorsun.


Bu bir dereceye kadar benim de hayatımın bir parçası. Örneğin, şimdi yeni bir kitap üzerinde çalışıyorum. Konusuna hakimim ve aynı zamanda bir ünvanım da var yani profesyonelim. Ancak yazı yazmak benim için de çok zor.


Bu yüzden rahatlamak için ben de bakarım. E-postalarımı cevaplar, makaleler okur, kahve içerim, bazen online sitelerden alışveriş de yaparım ve işimi yürütmek için sürekli tekrarlayan benzer işler yaparım. Bu benim düzensiz olduğum anlamına gelmez. Çünkü kendi iç düşmanımla savaşıyorum.


Steven Pressfield, “The War Of Art” isimli klasikleşmiş kitabında bu iç düşmanı “Direnç” olarak adlandırır. Ve O:

“Direnç daima yalan söyler ve palavracıdır.” der.

Bugün Yap, Yarın Değil!

Bunu kendimize sürekli hatırlatmaya devam etmeliyiz. Ertelediğinizde, her zaman yarın yapmak istersiniz. Hala öyledir benim içinde. Bence bu bize bağlı değildir.


Şimdi ve üç yıl önce aramızdaki fark küçük ama basit: Üretken, mutlu ve amaçlı bir hayat yaşamak için sistemli olmaya güveniyor olmam.


Eskiden işleri nasıl halledeceğimi bilemezdim. Her zaman çabucak pes eder, sıkışmış, mutsuz ve sinirli hissederdim.


Ama şimdi, zorlukları aşmanın bir yolunu buldum.


İşte nasıl yaptığımı açıklıyorum:


  • Her gün zihinsel dayanıklılık için okuyorum.

Beynimi ihmal ederdim. Zihinsel olarak zayıfdım, çok düşünürdüm ve kendime güvenmezdim. Aslında öyle değildi! Çünkü becerilerim yoktu. Çünkü olayları çözme yeteneğime güvenmezdim.

Böylece Stoizm, Pragmatizm ve Farkındalık hakkında okumaya başladım;Düşüncelerinizi kontrol etmenize ve zihinsel dayanıklılığınızı iyileştirmenize yardımcı olan herhangi bir şey, kitap vs. Düşüncelerimin kölesi olmak da istemiyorum. Tam tersini istiyorum.


  • Her gün vücut egzersizleri yapıyorum.

Egzersiz yapmadığım zaman huzursuz oluyorum, odaklanma sorunu, enerji ve güven eksikliği duyuyorum. Her gün beynimi ve vücudumu çalıştırarak, her zaman iç düşmanla savaşa hazır oluyorum. Erteleme savaşının üstesinden gelmenin, onunla savaşa girişmeden başladığını öğrendim. Askerler de eğitimsiz bir şekilde savaşa gitmiyor, değil mi? Zihinsel ve fiziksel olarak formda olmalıyız. Her zaman.


  • Hayatımı kontrol etmeme yardımcı olacak bir dizi günlük alışkanlığım var.

Yazarım, okurum, günlük öncelikleri sıraya koyarım ve işe yaramaz bilgileri kullanmam. Ayrıca her gün arkadaşlarımla ve ailemle muhakkak etkileşime girerim. İnsan ve ten teması önemlidir. Bu beni topraklar, deşarj eder. Hayattan beklentilerim de yüksek değil. Ve her günümden zevk alırım. Asla ötesine bakmam.

  • Her zaman tamamlamam gereken küçük (ama önemli) görevlerin bir listesine sahibim.

Mesela yeni bir kitap almak. Sık sık oturmak ve yazmak gibi zor şeylerden kaçmak isterim. Bu yüzden bugün kendime iyi bir günde olmadığını söylerim. Ancak bunu her düşündüğümde, küçük işler listemi açıp ve O gün bir maddesi üzerinde çalışıyorum.


  • Mesajımı iletmek için ikna bilimini inceler ve uygularım.

Akıl hocam bana, “Dünyanın en iyi yazarı ve öğretmeni olabilirsin, ama kimse bilmiyorsa, etki yaratamazsın” derdi. İkna bilimi, daha iyi senaryolar, mektuplar, blog yazıları, e-postalar vb. yazmanıza yardımcı olur.


Elbette, bu stratejinin temelini atmak biraz zamanımı aldı. Ve bunlardan daha fazlası var.


Ama sihirli olan şey bu değil.


Ancak, verimli bir yaşam sürdürmek de kolay değil. Ve kesinlikle teknolojiyle falanda ilgili değil. Hayatınızı, kariyerinizi ve işinizi geliştirmek için sürdürülebilir bir sistem geliştirmekle ilgili…

Verimli bir yaşam sürdürmek için bir sisteminiz var mı?


Cevabınız “var” yada “yok” önemli değil: Bugün üzerinde çalışın. Yarın değil! :)

Yazar: Darius Foroux

Blog Posts

  • Beyaz LinkedIn Simge
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Heyecan Simge

BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER

Relaxing Sea Sound - Unknow
00:00 / 00:00
Rate websitenot goodnot greatgoodgreatperfectRate website
  • Grey Facebook Icon
  • Grey Twitter Icon
  • Grey LinkedIn Icon
  • Grey iTunes Icon
  • Grey YouTube Icon
  • Grey Instagram Icon
  • Grey Blogger Icon
  • Grey RSS Icon

"Real success delivers you up to a high degree of Allah's floor" Hüseyin Güzel

"Real success delivers you up to a high degree of Allah's floor" Hüseyin Güzel

Subscribe for updates!

© Copyright 2023 by Hüseyin GÜZEL

     All Rights Reserved by Technical Library