top of page

Blog Posts

Yapay Zeka, IoT ve Büyük Veri ile Arıları Kurtarabilir miyiz?

Updated: Sep 17, 2022

Yaşamlarımız özünde arılara bağlı…

Modern tarım, tamamen arılar gibi tozlayıcı canlıların varlığını sürdürmesine bağlıdır ve bağımlıdır. Aslında, yediğimiz yiyecekler ve soluduğumuz hava da dahil olmak üzere tüm ekosistemimiz bu tozlayıcı canlıların varlığı ile mevcudiyetini koruyabilmektedir.


Dünya Arı Projesi’nin kurucusu ve genel başkanıSabiha Rumani Malik’e göre tozlayıcı canlı nüfusu gidere azalıyor. Ancak, Oracle ile gerçekleştirilen bir iş birliği çerçevesinde, yapay zeka, nesnelerin interneti (IoT) ve büyük veri teknoloji ile bu sorunun çözülebileceği, yani eğilimin tersine çevrilebileceği umuluyor.



 

Peki, küresel arı nüfusu neden azalıyor?


Hükümetlerarası Bilim ve Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Politika Platformu (IPBES)’nun hazırladığı rapora göre; tozlayıcıların habitatında büyük bir tahribat söz konusu. Bunun, kentleşme, böcek ilaçlarının kullanımı, kirlilik, doğal çiçekli habitatların giderek azalması, yırtıcıların ve parazitlerin yok olması ve değişen iklim de dahil olmak üzere birçok nedeni vardır. Ancak, yakın zamana kadar, arı popülasyonlarını incelemek veya konuyu küresel bir perspektiften araştırmak ve mücadele etmek için küresel bir girişim söz konusu değildi, ta ki Dünya Arı Projesi devreye alınana kadar.

Arıları kurtarmak neden bu kadar önemli?

Arıların, kelebekler gibi diğer tozlayıcılarla birlikte, bitkilerin tohum üreterek üreyebilmelerinin nedeni olduğunu biliyor muydunuz?


Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı’na (USDA) göre, gıda ürünlerinin yüzde 35'i ve dünyadaki çiçekli bitkilerin dörtte üçünün varlığını sürdürebilmesi arılara ve diğer tozlaştırıcılara bağlı. Mesela, badem mahsulünün California’da her yıl tozlaşmasını sağlamak için, ABD’deki arı kovanlarının bir çoğu, Kaliforniya’ya gönderilmektedir. Aslında arılar, meyve ağaçları, kahve, vanilya ve pamuk bitkileri de dahil olmak üzere önde gelen küresel gıda ürünlerinin % 90'ının tozlaşmasına yardımcı olmaktadır. Ve elbette, sağlıklı bitkilerin gerçekleştirdiği fotosentez sayesinde oksijen ihtiyacımızı yenilemesi açısından da çok büyük kritik öneme sahiplerdir.

Tozlayıcılar işlevlerini yerine getirebilecek kadar canlı veya sağlıklı değillerse, küresel bitkisel üretimimiz, gıda güvenliğimiz, biyolojik çeşitliliğimiz ve temiz havamız da dahil olmak üzere, ekosistemimiz büyük tehlikede demektir.


Bal arıları dünyanın en önemli tozlayıcılarıdır. İnsanlar için küresel besin arzının yüzde 40'ı tozlayıcılara bağlıdır. Günümüzde mikrobesinlerin eksikliğinden muzdarip yaşayan yaklaşık 2 milyar insan var.


“Yaşamlarımız özünde arılara bağlıdır.” Sabiha Rumani Malik

 


Küresel bal arısı popülasyonunu izlemek

Dünya Arı Projesi Örgütü, küresel bal arısı popülasyonunu izleyen ve küresel ölçekte koordine edilen ilk özel küresel koordine kuruluşudur. 2014 yılından bu yana, örgüt, çiftçiler, hükümetler, arıcılar ve diğer kazanılmış kuruluşlara, konuyla ilgili bilgi sağlamak ve küresel arı popülasyonundaki düşüş sorununu incelemek için bilim adamlarını bir araya getirdi.

2018 yılında, Oracle Bulut teknolojisi, arı popülasyonlarındaki dünya çapındaki düşüşü daha iyi anlamak için çalışmaya başladı ve Dünya Arı Projesi Kovan Ağı çalışmasını başlattı.


 


Peki bu teknoloji arıları nasıl kurtarabilir?

Arıları kurtarmak için teknoloji nasıl kullanılabilir? diye sorarak başlayabiliriz.


Arıların diğer yenilikçi projelerde olduğu gibi korunmasına yardımcı olmak için teknoloji kullanılabilir. İlk olarak, istilacı yırtıcıları görebilen, arılar ve kovanlardan veri toplayabilen mikrofonlar ve kameralar da dahil olmak üzere IoT sensörleri kullanılabilir.


İnsanoğlunun yaratıcı zekası ve kablosuz teknolojiler, robotik ve bilgisayarlarla izleyebilme gibi teknolojik yenilikler, konuya yeni anlayışlar ve çözümler sunmaya yardımcı olmaktadır.


Bir kovanın sağlıklı olduğunun temel ölçütlerinden biri de, ürettiği seslerdir. Veri toplama çabaları için kritik olan şey; koloni sağlığını, gücünü ve davranışını belirlemek ve ayrıca sıcaklık, nem, arı kovanı hava koşulları ve kovan ağırlığını toplamak için kovanlarda üretilen bu sesleri “dinlemek” tir.


Ayrıca, ses ve görüntü sensörleri arı popülasyonları için bir tehdit unsuru olan eşek arılarını da tespit edebilir.

Burada toplanan veriler daha sonra yapay zeka (AI) algoritmalarının ortaya koyduğu verileri, analiz etmek için Oracle Bulut depola sistemine gönderilir. Algoritmalar, kalıpları arayacak ve kovandaki arıların kümelenme gibi bir takım davranışlarını tahmin etmeye çalışacaktır. Daha sonra sonuçlar arıcılar ve korumacılar ile paylaşılacak, ve bu sayede kovanlar korunabilecektir.

Ve bu proje, küresel bağlantılı bir ağ oluşturacağı için, algoritmalar ayrıca dünyanın farklı bölgelerindeki arı kolonilerindeki farklılıklar konusunda daha fazla bilgi edinebilmemizi sağlayabilir.


Öğrenciler, araştırmacılar ve hatta ilgilenen vatandaşlar da verilerle etkileşime girebilir, kovan ağının açık API’sı aracılığıyla çalışabilir ve chatbotlar ile de aralarında tartışabilirler.

Daha öncede belirttiğim gibi, ses ve görüntü sensörleri, arı popülasyonları için bir tehdit olabilecek eşek arılarını tespit edebilir. Peki nasıl? Eşek arılarının kanat flabı ve sesi, bal arılarından farklıdır, ve Yapay Zeka (AI) bunu otomatik olarak algılayabilir ve arıcıları eşek arılarının tehdidine karşı uyarabilir.


Özetle, bu teknolojiler (Yapay Zeka, IoT ve Büyük Veri), Dünya Arı Projesi’nin gerçek zamanlı bilgilerini paylaşmasını ve dünya arı popülasyonunu kurtarmaya yardımcı olacak kaynakları toplamasını kolaylaştırabilir.


“Oracle Bulut Sistemi ile ortaklığımız, doğa ve teknoloji arasındaki olağanüstü bir evliliktir.” Sabiha Rumani Malik

Bu teknolojiler, Dünya Arı Projesi Kovan Ağı’nın etkisini dünya çapında tanınırlığına ve yayılmasına yardımcı olacak ve arıları daha hızlı ve daha etkili bir şekilde kurtarmak için harekete geçirebilecek.


Burada Sabiha Rumani Malik ile yaptığım röportaj sırasında artırılmış gerçekliğe (AR) bağlı olan bir arı kovanını gösteren kısa bir video var, isterseniz izleyebilirsiniz:



Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. LinkedIn ve Forbes’ta düzenli olarak yönetim ve teknoloji trendleri hakkında yazılar yazıyorum. Yapay Zeka (AI) hakkında yeni bir kitap kaleme aldım, hakkında daha fazla bilgi edinmek için buraya tıklayabilirsiniz. Gelecekteki yayınlarımı da okumak için ağıma buradan katılabilirsiniz veya ‘Takip Et’i tıklayabilirsiniz. Ve Ayrıca, Twitter, Facebook, Instagram, Slideshare veya YouTube kanalım aracılığıyla da benimle iletişime geçmekten çekinmeyiniz.


 

Destek olmak için bana bir kahve ısmarlayabilirsiniz :) ve E-Posta Bültenimize de üye olabilirsiniz…

 

Not: Bu yazı 30 Nisan 2020 tarihinde Medium platformunda yayınlandı.

Comentários

Avaliado com 0 de 5 estrelas.
Ainda sem avaliações

Adicione uma avaliação
  • Beyaz LinkedIn Simge
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Heyecan Simge

BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER

bottom of page