top of page

Blog Posts

Modern Yaşamın Panzehiri

“Atmaca gibi olmak istediğim her şey: yalnız, kendine hakim, kederden özgür ve insan hayatının acılarına karşı hissiz olmaktır.”

Corbett Barr, insanların sevdikleri bir şeyi yaparak hayatlarını kazanmalarına yardımcı olan Fizzle.co web sitesinin kurucu ortağı ve CEO’sudur.


Fizzle.co’yu birkaç yıl önce blog yazmaya ve çevrim-içi yayınlar yapmaya başladığımda keşfettim. Güncel yazılarını okuyordum o zamanlar, ama sonrasında başka yayınlara yöneldim.



Anlaşılan o ki, hala Fizzle.co sitesindeki e-posta aboneliğim devam ediyor, zira Corbett Barr’dan yeni bir e-posta aldım yakın zamanda. E-posta’da Barr, “yeniden başladığını” ve sosyal medya hesaplarındaki tüm içerikleri sildiğini yazmış. Ayrıca eski blog yazılarının bir çoğunu da silmeyi planlıyormuş.


Barr e-postasında neden bu dijital temizliği yaptığını söyle açıklıyordu:


“Esasen, kim olduğum ve kim olmak istediğimi ortaya koymak için bir dijital alan açmak istiyorum kendime. Eski içeriklerin bir çoğu şimdi ki bana hizmet etmiyor.”

Kendi çevrim-içi varlığımı, sosyal medya alışkanlıklarımı ve yaratıcı çalışmamı yeniden değerlendirdiğim için bu bende bir yankı uyandırdı. Barr’ın e-postasında da belirttiği üzere:


“Ürettiğiniz her fikir ya da düşünceyi herkesin görebilmesi ya da herkesin önüne bir anda çıkması doğal değildir. Bu hususta henüz hemfikir olmadığımız açık yada hepimizi bunun nasıl etkilediğini henüz bilmiyoruz.”

 

Yalnızlık çok az insan tarafından iyi değerlendirilebilir

Çevrimiçi bağlantılarımızın bir çoğunun yüzeysel olduğunu ve sosyal medya sitelerinin kibirle gösteriş yapmamıza hizmet ettiğini fark ettim uzanca bir süredir. Son antrenmanımızın veya akşam yemeğimizin fotoğraflarını paylaşmanın ne anlamı var sanki?


“Yalnızlık çok az insan tarafından iyi değerlendirilebilir. Ki tüm bu insanların bunun saçmalığını görebilmesi için dünyanın bilgisine ve kibirlerinden nefret edecek kadar da erdeme sahip olması gerekir.” Abraham Cowley

Özgüvenimiz, kaç beğeni aldığımıza yada kaç takipçi çektiğimize mi bağlı olmalı? Daha derin deneyimler aramamız gerekmez mi? Pop-up’lardan, sığ tweet’lerden, tıklama saçmalıklarından ve dijital dünyadan bir şekilde kaçabilir miyiz?

Bu soruların ortasında, Gökyüzünün Asaleti başlıklı güzel bir kısa filme rastgeldim. Filmin tamamı İngiltere’nin Hampshire kentinde profesyonel bir şahin avcısı olan Paul Manning’i konu ediniyor.



“Gökyüzünün Asaleti,” by Eyes and Ears Films.


Dünyanın geri kalanı sanal ekranlardaki yanıp sönen bildirimlere kilitlenmişken, Paul Manning ise, görkemli yırtıcı kuşlarıyla İngiltere’nin Hampshire eyaletinin nefes kesici kırsalında gerçek hayatı iliklerine kadar hissediyor.


Manning’in filmde belirttiği gibi:

“Şahin avcılığı, modern yaşamın harika bir panzehiridir. Tüm hayatımızı ‘Şimdi bir imdirim bekliyorum ve satın alacağım’ ile yaşıyoruz. Bir yırtıcı kuşla ilişki kurmak bunun tam tersidir, zira özverili olmayı gerektirir. Önceliğinize yırtıcı kuşu koymalısınız. Yırtıcı kuş ve onun ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızdan önce düşünmelisiniz.”

 

Ölçekte çok kötüyüz

Modern yaşamlarımız, YouTube videolarından, tıkladığımız saçma sapan paylaşımlardan ve Zoom sohbetlerinden çok daha fazlasıdır. Bu tür şeyler, bizi daha derin bağlantılardan ve arayışlardan uzak tutan tavşan delikleridir.


Gerçek hayat, oraya gitmek ve o an orada olmak ve devamında bir şeyler deneyimlemekle ilgilidir. Gerekirse tek başına saatler harcamak ve bir tutku peşinde koşmaktır. Başkalarına yardım etmek, onlarla bağlantılar kurmak ve yüz yüze konuşmaktır. Evet, şu anda bir pandemi dönemindeyiz ve bu çok daha zor, anlıyorum. Ama imkansız değil!



Belki de bu yüzden açık havada resim yapmayı seviyorum. Boya kutumu yanıma alıp her çöle veya ormana çıktığımda, bir özgürlük ve neşe duygusu kaplıyor içimi. Gerçekten hissediyorum bunu. Yalnızlık ve yaratıcı odaklanma, dijital yaşamın sunabileceğinin çok daha ötesinde bir tür aşkınlık sunuyor bana.


The author, getting ready to paint in Canada.

Çizime veya resme daldığım sanat stüdyomda bile, adeta zamanın durduğunu hissediyor ve duygusal olarak lezzetli bir boyuta geçiş yapıyorum.


Bu tür deneyimler modern yaşamın panzehiridir. Bizi kendimizi özümsememizden, sosyal medyanın ve İnternetin genellikle sığ olan cazibesinden kurtarır. Bahçıvanlık, yürüyüş yapmak, resim yapmak, ağaç işleriyle uğraşmak, müzik yapmak ve daha pek çok analog uğraşın içinde bulunabilir bu deneyimler.



Yazar Helen MacDonald, muhteşem kitabı “H is for Hawk” da kendimizi nasıl özümsediğimizin, bizi daha fazlasını görmekten nasıl alıkoyduğunu ne güzel hatırlatıyor:


“Ölçekte çok kötüyüz. Toprakta yaşayan şeyler umursamayacak kadar küçüktür; iklim değişikliği de hayal edilemeyecek kadar büyük. Biz de zaman zaman kötüyüz. Daha önce burada neler yaşandığını çok iyi hatırlamıyoruz; bizde olmayanı da pek sevemiyoruz. Öldüğümüzde neyin farklı olacağını da hayal edemiyoruz. Skor tutuyoruz; düğümlerimizi ve çizgilerimizi sadece kendimize bağlıyoruz. Fotoğraflarda teselli arıyor ve geçmişimizi siliyoruz.” Helen Macdonald, H is for Hawk

 

Zihninizi, kalbinizi yada ruhunuzu asla sınırlandırmayın

Şahin ustası Paul Manning için aşkınlık, şahinlerinin görkemli gökyüzü manzarası üzerinde yükselen asaletindedir. Helen MacDonald da bunu atmacada ile buldu. Benim için ise aşkınlık, sanatsal vizyonumu ifade etmeme yardımcı olmak için mürekkep ve boyanın bir araya geldiği yaratıcı sanatlardadır.


“Zihninizi asla sınırlandırmayın; o büyük bir zeka yeteneğine sahiptir; ya da kalbinizi; o olağanüstü bir şefkat yeteneğine sahiptir; ya da ruhunuzu; o da olağanüstü bir aşkınlık yeteneğine sahiptir.” Matshona Dhliwayo

Siz nasılsınız peki? Modern yaşamın çevrimiçi gürültüsü, dijital karmaşası ve yanıp sönen dikkat dağıtıcı bildirimlerinden ve paylaşımlarından bıktınız mı? Daha derin bir şey mi istiyorsunuz? Bir arayış içinde misiniz? Değer verdiğiniz insanlara ve kalbinizi canlandıran yaratıcı arayışlara daha fazla yer açmak için neden zamanınızı yeniden yapılandırmıyorsunuz?



Hayatımızın, çevrimiçi olarak sonsuz bir şekilde sergilemekten ve başkalarının sosyal medya güncellemelerini takip etmekten daha fazlası olduğunu ne zaman fark edeceksiniz? Corbett Barr bunu anladı, bu yüzden her şeyi sildi ve yeniden başlıyor…


Belki hepimiz yeniden başlamalıyız? Bu, modern yaşamın panzehiri olabilir…


 

Ayrılmadan önce bir dakikanızı almak istiyorum…

Okuduğunuz için teşekkürler :)

Ben John P. Weiss. Karikatür çiziyorum, resim yapıyorum ve hayat hakkında makaleler yazıyorum. En son makalemi ve sanat çalışmalarımı görmeniz için ücretsiz e-posta bültenime buradan abone olabilirsiniz.


Sevgilerle,


 


Destek olmak için bana bir kahve ısmarlayabilirsiniz :) ve E-Posta Bültenimize de üye olabilirsiniz...

Recent Posts

See All

Commentaires

Noté 0 étoile sur 5.
Pas encore de note

Ajouter une note
  • Beyaz LinkedIn Simge
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Heyecan Simge

BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER

bottom of page