top of page

Blog Posts

Dünyayı Kurtarmak için Ne Kadar İleri Giderdiniz?

Büyük bir bilim kurgu hayranı olmasanız bile, Project Hail Mary gerçekten çok eğlenceli…

Konusunun bir kısmını açıklamadan insanlara anlatılması zor bir kitap okudunuz mu hiç? Kısa süre önce Andy Weir tarafından kaleme alınan “Project Hail Mary” adlı kitabı bitirdim ve sizlere bu kitabı tavsiye etmek için sabırsızlanıyorum açıkçası. Ancak bazı meslektaşlarıma bundan bahsetmeye başlar başlamaz bir sorun olduğunu anladım: Büyük sürprizlerinden birini bozmadan kitabı neden bu kadar çok sevdiğimi açıklamanın bir yolun olmaması.


İşte size hiçbir şeyi mahvetmeden söyleyebileceklerim: Project Hail Mary, Marslı kitabıyla tanınan Andy Weir’in son romanı. Farklı bir yıldız sisteminde bir uzay gemisinde tek başına uyanan bir lise fen bilgisi öğretmeni olan Ryland Grace’in, oraya nasıl geldiğini hatırlamadan hikayesini anlatıyor. Güneş sistemimizi esasen güneşimizi yiyen Astrofaj adlı bir mikroorganizmadan kurtarmak için bir göreve gönderildiğini çabucak anlıyor. Ryland başarılı olamazsa, Dünya milyarlarca insanı öldüren yeni bir buzul çağına girecek.

Büküm kitabın yaklaşık dörtte birinde geliyor. Bu yüzden kör olmak istiyorsanız, muhtemelen bunu okumayı şimdi bırakmalısınız. Sonunu veya bunun gibi bir şeyi mahvetmeyeceğim ama kitap kapağındaki özetten biraz daha fazla spoiler vereceğim sizlere.


Hikayede, astrofajı durdurmanın bir yolunu arayan tek kişinin Ryland olmadığı ortaya çıkar. Kayadan yapılmış Labrador boyutunda bir örümceğe benzeyen bir uzaylıyla yolları kesişir. Kitabın geri kalanı, Ryland ve pek akıllıca olmayan Rocky adını verdiği yeni uzaylı arkadaşıyla, yaşadıkları gezegeni kurtarmak için birlikte yaptıkları mücadeleleri hakkında.


Weir, ilk teması kurmanın nasıl bir şey olacağına dair biraz makul bir fikir sunuyor. Pek çok bilim kurgu romanında gördüğünüz insansı uzaylıların aksine, Rocky kelimenin tam anlamıyla tamamen yabancıdır. Amonyak soluyor, “görmek” için ekolokasyon kullanıyor ve müzik notaları kullanarak konuşuyor. Ryland’ın iletişim kurmadan önce akıllı bir yazılım algoristması oluşturması gerekiyor. İkili, evlerinden ışıkyılı uzakta olan yalnız gezginler olarak birbirlerine bağlanırlar ve birbirlerinden çok farklı olmalarına rağmen güzel bir dostluk geliştirirler.


Rocky hakkında okurken, Nick Lane’in mükemmel kitabı “The Vital Question” hakkında düşünmeden edemedim. Lane, Dünya’da karmaşık bir yaşam yaratmak için mükemmel bir şekilde sıralanması gereken olağanüstü sayıda şeyi anlamanıza yardımcı olur. Nispeten yakınlarda başka bir duyarlı tür olma ihtimali düşük görünüyor. (Rocky, güneşimizden “yalnızca” 16 ışıkyılı uzaklıkta olan 40 Eridani sistemindendir.) Yine de, orada başka hangi yaşamın olabileceğini düşünmek heyecan verici.


Weir’in diğer kitapları gibi, Hail Mary Projesi de kahramanın içine düştüğü ikilemler konusunda zekice yazılmış. Ryland, yardım edemeyeceğiniz ama kök salamayacağınız, temelde nezih ve sevimli bir ana karakterdir. Kitabın başında hafıza kaybı yaşadığı için, onunla birlikte neler olduğunu çözersiniz, açıkçası bu çok eğlenceli. Ayrıca harika bir mizah anlayışı var. Ryland, bir uzaylıyla karşılaşan ilk insan olmak üzere olduğunu fark ettiğinde, “Düşmanca bir niyet varsa, bu konuda ne yapardım? Ölürdüm sanırım. Ben de bunu yapardım. Ben bir bilim insanıyım, Buck Rogers değil.” der.


Bana Marslı’nın kahramanı Mark Watney’i hatırlattı. İki kitap da insanların zorlu durumlarda nasıl birlikte çalıştıklarına dair benzer temaları işliyor, ancak Hail Mary Projesi ile olan büyük fark, işbirlikçilerin hepsinin insan olmamasıdır. Ryland ve Rocky’nin kendi başlarına çözemeyecekleri sorunları çözmek için türlerinin uzmanlıklarını nasıl birleştirdiklerini okumayı çok sevdim.


Hikayenin bazı bölümlerinin; ki Ryland’ın görevi için nasıl seçildiği ve görevini organize eden Birleşmiş Milletler görev gücünün ne kadar güçlü olduğu gibi, kısımların biraz inanılmaz olduğunu düşünüyorum. Yine de beni fazla rahatsız etmediler. Bilim kurgu, bir şeyleri canlandırmak için çok fazla serbestlik içerir. Dev bir uzay örümceği hakkında bir hikaye okurken mantıksız olan bir şeyin dikkatinizi dağıtması çok zordur mesela.


Kitabı eğlenceli bir vakit geçirme havasında olan herkese tavsiye ediyorum. Cumartesi günü başladım ve Pazar günü bitirdim ve hafta sonunu geçirmek için harika bir seçimdi açıkçası. Büyük bir bilim kurgu hayranı olmasanız bile, “Project Hail Mary” günü kurtarmak için bilimi ve mühendisliği kullanan iki arkadaş hakkında müthiş bir hikaye…


 

Destek olmak için bana bir kahve ısmarlayabilirsiniz :) ve E-Posta Bültenimize de üye olabilirsiniz…

27 views0 comments

Recent Posts

See All

Comments


  • Beyaz LinkedIn Simge
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Heyecan Simge

BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER

bottom of page